Header Ads

İstanbul’un İçindeki Saklı Cennetler

Çizmeleri, botları, kalın montları kaldırın, yerine güneş gözlüklerini, şortları, elbiseleri dolabın görünür yerlerine yerleştirin; çünkü güneş tam tepede gülümsüyor! 

Kış geçti, nihayet ılık ve bol güneşli bir bahar geldi. Baharın gelişiyle doğa uyandı ve çoktan hareketlenmeye başladı. Kışın ağırlığını üzerinizden atmak ve bahara bomba gibi bir giriş yapmak için hafta sonu kaçamağına hazır olun!

Eğer izin alamıyorsanız veya yeterli bütçeniz yoksa üzülmeyin, İstanbul’dan çok da uzaklaşmadan harika bir tatil kaçamağı yapabilirsiniz. Aracınızla çok kısa sürede ulaşacağınız ve harika bir tatil yaşayacağınız yerleri sizin için derledik. Haydi bavul hazırlamaya!

Kilyos
Sarıyer ilçesine bağlı olup diğer adı Kumköy’dür. Rumca’da Kilya olarak bilinir ve burada yerleşim çok eski çağlara dayanır. Her ne kadar adını son yıllarda iyice ünlü olan beach’lerinden duysak da özellikle bahar ayları için hala vazgeçilmez bir kaçamak noktasıdır. Yaz kalabalığı başlamadan direksiyonu Kilyos’a çevirmekte fayda var!

Polonezköy
Yeşillikler içinde doğal bir cennet olan Polonezköy’ün 1800’lü yıllarda siyasi sürgünler tarafından kurulduğu bilinir. Çoğu zaman hafta sonu kahvaltıları için tercih edilse de son yıllarda sabahları iyice kalabalıklaştığından, sabah yerine gün içinde ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Bölgede yer alan otellerde kalarak bu oksijen cennetinin tadını doyasıya çıkarabilirsiniz.

Ağva
Göksu ve Yeşilçay derelerinin kıyısında yeşil ve mavinin buluştuğu noktada bir saklı cennet arıyorsanız, işte orası Ağva! Burada yer alan otellerde bir gün dahi olsa mutlaka kalmanızı, köy kahvaltısıyla başlayıp akşam romantik yemekle günü tamamlamanızı tavsiye ederiz. İstanbul’a 1-2 saat uzaklıkta sakinliği deneyimlemek için ideal.

Şile
İstanbullular sizden önce bölgeye gelip kalabalıklaştırmadan önce baharda ziyaret etmenizi kesinlikle tavsiye ederiz. Taptaze balıklar, bol oksijen, harika deniz manzarası ve Hacılı Şelaleleri, Gürlek Mağarası gibi keşfedilmeyi bekleyen yerleriyle size kısa mesafede harika bir tatil vadediyor!

Garipçe
İstanbul’da olup da gerçek anlamda köy hayatını görmek ve biraz olsun nefes alıp güzel bir yemek yemek isteyenler, sizi buraya alalım. Minik sahilinde konumlanan balık restoranları, minik evleri, dar sokakları ve sakin hayatıyla Garipçe bir cennet. Her ne kadar son zamanlarda İstanbulluların akınına uğramış olsa da şu mevsimde hala güzel bir kahvaltı yapmak ya da akşamı nefis balıklarla taçlandırmak mümkün. Sarıyer’e bağlı bu el değmemiş köyü hala görmediyseniz acele edin; çünkü yakın bir zamanda 3. Köprü ile burası çok değişecek.

Seyahate çıkmadan önce kendi güvenliğinizi garantiye almayı ve aracınıza kasko yaptırmayı unutmayın. İyi tatiller!

loading...

Hiç yorum yok

Yorumları ve haberlerinizi bizimle paylaşınız

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Bumerang - Yazarkafe
Önizleme