60’lı ve 70’li yılların Kalamış’ına doğru - Moda ve Marka

Mobile Menu

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Daha fazla yazılar

logoblog

60’lı ve 70’li yılların Kalamış’ına doğru

14 Ekim 2021 Perşembe
60’lı ve 70’li yılların Kalamış’ına doğru
Mehtap Elaidi İlkbahar/Yaz 2022 koleksiyonu ile bizi kendi çocukluğunun geçtiği 60’lı ve 70’li yılların Kalamış’ına doğru bir anılar yolculuğuna çıkarıyor. 

Koleksiyona #KALKHEDONRIVIERA ismini veren tasarım ekibi zamanda durmuş bir Kalamış hayal ediyor; sokakta sek sek oynayıp ip atlayan çocuklar, yalı apartmanlarından kayıklarıyla denize açılan gençler, Moda Deniz Kulübü’nün balolarına katılan çiftler, yelken kulübünde Boğaz’ı keşfe çıkanlar, apartman bahçelerinde dallarından koparılıp yenilen sulu domatesler koleksiyonun ilham kaynaklarından oluyor.

Bu ilham kaynakları Mehtap Elaidi ekibinin çizdiği çapa, şeytan minaresi ve kayık desenlerinde ve kumaşlara işlenen farklı nakışlarda vücut buluyor. Çizgili desenler, halat detayları, lacivert ve beyazın birlikteliği, yelken kumaşını andıran kumaşlar ve tasarımlarda kullanılan süvari yaka detayları koleksiyondaki denizci temasına gönderme yapıyor. Konforu odak noktasına oturtan markanın imzası niteliğindeki hacimli silüetler de yine koleksiyonda hakimiyetini sürdürüyor. 

Tamamlayıcı bir tezat oluşturmak için bu hacimli ve geniş kalıplara vücuda oturan modeller eşlik ediyor veya bu tezatı kuvvetlendirmek için şık ipek kumaşlar ile dökümlü keten kumaşlar bir arada kullanılıyor. Çocuk çizimlerini andıran nakışlar ve renkli püskül detayları Kreatif Direktör Mehtap Elaidi’nin gençliğine ve hepimizin hatırlamaya ihtiyaç duyduğu çocuksu neşeye gönderme yapıyor. 

60’lı ve 70’li yılların Kalamış’ına doğru


Koleksiyonu rüya tadında bir moda filmi ile sunan Mehtap Elaidi ekibi, izleyicileri tasarım hikayesine paralel olarak günümüz Kalamış’ında başlayan ve zamanda geri götüren bir yolculuğa çıkarıyor. Hikaye filmin ana kahramanı olan Mehtap Elaidi kadınının bir arayış içinde sokakta yürürken yere tebeşirle çizilmiş seksek oyununu görmesiyle başlıyor. Koleksiyonun denizci temasına ve tasarım detaylarına göz kırpan şeytan minaresini ilk kutuya atarak oyunu oynamaya başlayan ME kadını kendini bir anda 70’ler Kalamış’ında masalsı bir hayalin içerisinde buluyor. 

Filmde kullanılan fotoğraflar geçmiş ile günümüzü birbirine bağlarken, zamanın Kalamış’ının benzersiz dokusuna gönderme yapıyor. Mehtap Elaidi ekibinin de koleksiyondan tasarımlarla içinde yer aldığı filmin hikayesi Marka Direktörü Lal Omur’a ait. Yönetmen koltuğunda Anıl Kaya yer alırken, yaratıcı yapımcılığı ise Dilara Omur üstleniyor. Filmin müziği ise “İstanbul’a” isimli şarkıyla Tuğçe & Santi’ye ait. Koleksiyonun styling’ini ise Bengisu Gürel üstleniyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumları ve haberlerinizi bizimle paylaşınız